Başlangıç / Etkinlikler / Bismil/Barava Medresemizin Açılışı

Bismil/Barava Medresemizin Açılışı

Âlimler ve Medreseler Birliği (İTTİHAD) Bismil’in Tepe mahallesinde açtığı Barava Medresesinin açılışında bölgenin tanınmış âlimleri ve kanaat önderlerini bir araya getirdi.

Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan töreni, Doğruhaber Gazetesi Genel yayın Yönetmeni Mehmed Göktaş’ın selamlama konuşması ile başladı.

Selamlama konuşmasından sonra bir konuşma İTTİHAD Başkanı Molla Enver Kılıçarslan, Âlimlerin Peygamberlerin varisleri olduklarını belirterek, insanların imanlarında sorumlu olduklarını ve bir âlim olarak İlmiyle amel eden âlimlerden olmaları gerektiği uyarısında bulundu.

 “Yaptığımız bütün hasenatlar önümüze gelecektir”

İnsanların bu dünyaya Allah’ın rızasını kazanmak için geldiklerini belirten Mola Enver Kılıçarslan, dünyanın bir tarla gibi olduğunu ve bu dünyada bu tarlaya ne ekilirse ahrette de o ekinin biçileceğini söyledi.

Molla Enver Kılıçaslan, “Biz dünya sayesinde Ahireti elde edebiliriz. Bu dava Peygamberden geldi. Bizim buna itaat etmemiz lazımdır. Bizim sürekli amel etmemiz lazım. Çünkü Allah, bütün amellerimizi görüyor. İnsan, Allah’ın huzuruna çıktığında Allah ve melekleri ona amel defterini açar. İnsanın yaptığı tüm ameller onun önüne mutlaka gelecek. Yapacağımız bütün iyi ve kötü ameller önümüze çıkacak ve ona göre muamele göreceğiz. İnsan orada yaptığı tüm amelleri gördüğünde şaşırır. Çünkü yaptığı her şey göz önüne gelmiş ve gizliler aşikâr olmuştur.” ifadelerini kullandı.

“Âlim ilmiyle amel edendir”

Âlimlerin Peygamberlerin varisleri olduklarını ve bundan dolayı sürekli tefekkür ederek kendilerini bu makama göre tamamlamaya, eksikliklerini gidermeye çalışmaları gerektiğini belirten Molla Kılıçarslan, Peygamberi tanımak isteyenlerin her şeyi siyer-i nebide bulabileceğini söyledi.

Molla Kılıçarslan, “Peygamberimizin çektiği tüm işkenceler, tüm zulümler ortadadır. Onlara ambargo koydular. Sahabeler o devirde ot yiyorlardı. Ama bu halde bile Peygamberimiz bu davasını asla bırakmadı. Mekke müşrikleri Ebu Talibe giderek Peygamber Efendimize her türlü fırsatı ve zenginliği sunuyorlardı ama o güneşi ve ayı elime verseniz yine de bu davadan dönmem diyordu. Biz onun varisleriyiz. Peygamberimiz her zaman ümmeti delalete götürecek âlimlerden korkmuştur.  Âlim ilmiyle amel edendir. Âlim’de ihlas, takva ve Allaha kavuşma arzusu olmalıdır. Peygamberimiz ne yapmışsa bizim de onu yapmamız lazımdır. O bizi şedit bir azaptan sakındırmıştır. Bizim onlardan uzaklaşmamız için çalışmıştır.” uyarısında bulundu.

“İlmine ihanet edene cennet kokusu dahi gitmez”

Peygamberimize ilk karşı çıkanlardan birinin de Peygamberin amcası Ebu Leheb olduğunu ve peygamberin amcası olduğu halde Ebu Leheb’in Allah’ın ayetiyle lanetlediğini belirten Molla Kılıçarslan, layık olunmadığı takdirde peygamberin soyundan olunmasının kimseye bir faydasının olmayacağının altını çizdi.

Molla Kılıçarslan sözlerine şöyle devam etti:

“Bugün birileri Peygamberimizin soyundan olduklarını söylüyorlar. Ama Hz. Nuh’un oğlu da Peygamberin soyundaydı. Yine de cehenneme gitti. Tufan’da boğuldu ve azaba müstahak oldu. Kıyamet gününde hiçbir akrabalık ve aile bağının değeri yoktur. Bugün biz âlimlerin ilkin âlimleri uyandırmamız lazımdır. Allah’tan hakkıyla korkan âlimleri uyandırmamız lazım gelir. İlim sadece zekât toplamak için kullanılmamalıdır. İlim Allah rızası için kullanılmalıdır. İlmine ihanet edene cennet kokusu dahi gitmez.” Sözlerini kullandı.

“Biz hepimiz çobanız ve kıyamet günü bu çobanlığımızın hesabını vereceğiz”

Bugün memlekette en büyük tehlikenin insanların Allah’ın yolundan uzaklaşması olduğunu söyleyen Molla Kılıçarslan, Kürt halkı kadar mukaddesatına kıymet veren bir halk olmadığı halde bu milletin içinden hayâ, edep ve terbiyenin bilinçli olarak kaldırılmaya çalışıldığını ve bir nebze de bunda başarılı olunduğunu ifade etti.

Molla Kılıçarslan, “Âlimler Allah’ı inkâr edenlerin peşlerine takılıyorlar. Onlar sadece Kuran-ı zekât için kullanıyorlar. Memleketimizde yaşanan tüm kötülüklerden biz mesulüz. Biz hepimiz çobanız ve kıyamet günü bu çobanlığımızın hesabını vereceğiz. Bu millet yanımızda küfre giriyor. Nasıl olurda bizler âlimler olarak onları bundan men etmez ve onlara Allah’ı anlatmayız? Ev reisi kendi ailesinden mesuldür. Bütün çocuklar İslam üzerine doğar ama anne-babaları onları sonradan batıl yollara götürürler. Bu ümmeti kurtarmak için ve bu halka hizmet etmek lazım. Bu çaba âlim olmanın bir gereğidir ve ilmiyle amel etmeyen âlimin sonu hüsrandır.” dedi.

“Allah’ın malını Allah yolunda infak edelim”

Hayırda ve Allah’ın rızasını kazanmada sürekli yarış içinde olunması gerektiğini vurgulayan Kılıçarslan, gerek yeni açılan BARAVA MEDRESESİ gerekse de daha önceden açtıkları medreselerin açılmasında katkı sağlayanların kendileri için çok büyük bir kazancın kapılarını açtığına dikkat çekti.

Molla Kılıçarslan, “Bu hayır sadakayı cariyedir. İnsan kıyamet günü boğazına kadar ter içinde olur. Ama bu şekilde sadaka verenler bu durumu yaşamayacak, bu eziyeti görmeyeceklerdir. Kıyamet günü cehennem ateşinden uzak olacak yedi sınıf insandan biride Allah yolunda sadaka verenlerdir. Allah bize verdiği malından kendi yolunda vermemizi istiyor. Verelim ki bu mallar bizim için bir azap değil, bir rahmete vesile olsun. Allah bize rızk veriyor ve bu rızıktan infak etmemizi istiyor. Burada okuyan öğrenciler ne kadar hayırlara vesile olursa bu medreseyi yapanda o hayra ortak olacaktır. Elhamdülillah bu ona yeter.” diye konuştu.

“Batıl ideolojilere hizmet edenler âlim olamaz”

Bugün Müslümanlar olarak hiç kimsenin İslam’ı bilmiyordum diyemeyeceğini ve Allah’ın hakikatlerinin herkese ayan beyan açık olduğunu ifade eden Molla Kılıçarslan, geçmiş ümmetlerinde Allah tarafından peygamberler gönderilmek suretiyle uyarıldığını söyledi.

Molla Kılıçarslan son olarak şunları söyledi:

“Peygamberler ve Âlimler cennet müjdesini insanlara ulaştırırlar. Kimsenin elinde İslam’ı bilmediğine dair bir delil olamaz. Çünkü Allah mutlaka uyarıcı gönderiyor. Allah Peygamber göndermiştir. Onlardan sonra da Âlimleri göndermiştir. Ateist, komünist olmaması ve kötü yolda gitmemesi için insanları uyarmamız lazım gelir. Her zalim kendi zulmü ile geliyor. Kim zalimleri peşinden gitmişse oda onunla haşrolacaktır. Burada birbirleri ile çalışıyorlar ama kıyamet günü birbirlerine beddua ve lanet edecek, birbirlerinden kaçacaklardır. Kıyamet günü herkes kendi reisi peşinde Allah’ın huzuruna çıkacaktır.  Biz de iyilerin peşinden gidersek onlarla beraber olacağız. O gün insanlar arkadaşının dini üzere olacaktır. Sosyalizm ve Komünizme hizmet edenler âlim olamaz. Âlim sadece Allah’a hizmet edendir.”

Sosyal Medyada Paylaş

Hakkında: İttihad Ulema

Kontrol Ediliyor

Talebelerimiz Şehitler Gecesinde Buluştu

Âlimler ve Medreseler Birliği (İttihad'ul- Ulema) olarak Diyarbakır'da medrese öğrencilerimize yönelik "Şehadet Gecesi" programı düzenledik.