- 3/20/2025 5:16 PM
İ‘tikâf; Bir Müslümanın belirli bazı şartlar altında, mescid olarak vakfedilen bir yerde bir süre durmasıdır. İ‘tikâfa giren kimseye mu‘tekif veya âkif denir.
İ’tikâf Kur’an ve sünnetle sabittir. Nitekim Allah Teâla “…Bununla birlikte siz mescitlerde itikâfta iken...” (Bakara: 187) buyurarak direkt olarak bu ibadete işaret etmiştir. Yine Hz. Âişe (radiyallâhu anhâ) i’tikâf ibadetiyle ilgili Efendimizin (aleyhissalâtu vesselâm) fiiliyatını şu şekilde aktarmıştır: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Ramazan'ın son on gününde itikâf yapardı. Bu durum vefat zamanına kadar bu şekilde devam etmiştir.” (Buhârî, İ'tikâf, 1; Müslim, İ'tikâf, 1-5).
Bahsedildiği şekilde mescid veya camilerde yapılan i’tikâf erkeklere mahsustur. Kadınlar bu ibadeti yapmak istediklerinde evlerinde mescid ettikleri bir odayı bu ibadete tahsis edebilirler. Ancak bu konuda Şafiî mezhebi, kadınların da erkekler gibi bir mescid veya camide i’tikâfa girmelerini benimser.
İ’tikâf; farz ve müstehab olmak üzere iki kısma ayrılır. Farz olan, adak/nezir olarak yapılan; sünnet olan ise başta ramazan ayı olmak üzere herhangi bir günde, adakta bulunmaksızın yapılan i’tikâf’tır.
İ’tikâf’ın şartları:
- - Müslüman, akıllı ve baliğ olmak.
- - Niyet getirmek: Her ibadette olduğu gibi i’tikâf ibadetinde de niyet şarttır.
- - Taharet: İ’tikâfa giren kişinin cenabet, hayız veya nifas halinde olmayıp temiz olması gerekir.
- - Oruçlu olmak: Hanefirelere göre farz olan i’tikâf için oruç şarttır, sünnet olan için ise değildir. Şafiîlere göre herhalukarda oruçlu olmak şart değildir.
- - Mescid veya camide olmak: Yukarıda da zikredildiği gibi itikâfa girilen yerin mescid olarak vakfedilmiş olması şarttır. İleride değiştirilmek üzere geçici olarak edinilen namaz kılma yerlerinde itikâfa girilmez.
Kişi i’tikâfa girdiği mescid veya camiden sebepsiz yere çıkarsa i’tikâfı bozulur. Eğer farz değilse bu durumda tekrardan niyet getirerek başlar. Ancak zarurî, tabiî veya şer’i sebeplerle çıkarsa bozulmaz.
Zarurî olarak kişinin kendi malından veya evinden/ehlinden endişe etmesi, mescidden zorla çıkarılması vb. örnek olarak verilebilir. Kişinin küçük veya büyük abdest için çıkması tabii ihtiyaçtır.
İ’tikâf için Tavsiyelerimiz
- - İ'tikâfa girilmeden önce günlük program çıkar malı ve tavsiye ettiğimiz şekliyle yapabileceğimiz derecede programımızı dolu dolu geçirmeliyiz.
- - Itikafa girdiğimiz camide öncelikle mekânın, be-denin ve elbisenin temizliğine dikkat etmeliyiz.
- - İ'tikâf zamanını yapabildiğimiz kadar uzun tut-malı hatta yapabiliyorsak Peygamber efendimizin (aleyhissalâtu vesselâm) terk etmediği bir sünnet olan Ramazan ayının son on gününü bu ibadete ayırmalıyız.
- - İtikäfta öncelikle varsa kaza namazlar yoksa çokça nafile namazlar kılmalıyız.
- - Özellikle Kur'an-ı Kerîm okuma noktasında eli-mizden gelen tüm gayreti sarf etmeli, mealine veya tefsirine müracaat etmeliyiz.
- - İ'tikaf ibadeti esnasında boş konuşmalardan kaçı nip, vakti tamamıyla ibadete ayırmalıyız.
- - Çokça dua etmeli, Rabbimize yalvarıp yakarmalı ve azameti karşısında gözyaşları dökmeliyiz. Yaptığımız hataları tekrar etmeme noktasında tövbe ederek Rab-bimize söz vermeliyiz.
- - Zikir ve virdler noktasında önceden bir program çıkarmalı ve kelime-i tevhid gibi fazileti yüksek zi-kirleri dillerden düşürmemeliyiz.
- - İ'tikäf esnasında yapılabilecek en güzel ameller-tamamen den biri de ilimle iştigaldir. Özellikle Kur'an, Hadis ve Fıkıh okumaya çalışmalıyız.
- - Hayatımızı gözden geçirip yıllık muhasebemizi yapmalıyız.
- - Peygamberimizin de buyurduğu gibi Kadir gecesi-ni son on gecede aramak gerekir. Bu geceyi yakala-ma ümidiyle on günlük i'tikäf süresi içerisinde özellik-le geceleri daha fazla ibadet, zikir, dua, tefekküre ayırıp bin aydan daha hayırlı olan bu geceyi bu ibadet-lerle ihya etme çabası içinde olmalıyız.