MESCİDİ AKSA’daki Son Saldırılar Üzerine Basın Açıklaması

سُبْحَانَ الَّذ۪ٓي اَسْرٰى بِعَبْدِه۪ لَيْلًا مِنَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ اِلَى الْمَسْجِدِ الْاَقْصَا الَّذ۪ي بَارَكْنَا حَوْلَهُ لِنُرِيَهُ مِنْ اٰيَاتِنَاۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْبَص۪يرُ

“Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.” (İsrâ: 1).

Hamd âlemlerin rabbi olan Allah’a, salat ve selam kulu ve resulü olan Hz. Muhammed’e, âline ve ashabına olsun.

Her Ramazan ayında olduğu gibi bu ayda da İslam ümmetinin en büyük düşmanı olan siyonist yahudiler kutsallarımıza alçakça saldırıyor, kardeşlerimizi şehid ediyor, yaralıyor ve hukuksuzca göz altına alıp tutukluyor. Müslümanlar için kutsal olan Ramazan ayının hürmetini çiğneyen siyonistler iyice azgınlaşıp kutsal mekanlarımıza ve mescitlerimize necis postallarıyla giriyor, ibadet eden Müslüman kardeşlerimize saldırıyorlar. İbadethaneye sığınmış, orada i’tikâfa girmiş kardeşlerimize kadın-erkek ayrımı yapmaksızın her türlü rezilliği sergiliyorlar. Ve bütün bu olanlar izzetli Müslüman halkın gözleri önünde cereyan ediyor.

Selahaddin-i Eyyubi’nin torunları olarak, İslam’ın kutsal beldesi Kudüs’e ceddimizin bakışıyla, aynı ruhla; aynı şuurla Kudüs’ü sahipleniyor ve Müslümanların bu dava etrafında birleşmesi gerektiğini tekraren vurguluyoruz.

İlk kıblemiz esaret, işgal ve siyonistlerin saldırıları altındadır. Kudüs davası ümmetin ortak davasıdır. Bu hususta Müslümanların, kendi aralarındaki gereksiz çekişme ve ihtilaflı meseleleri bir kenara bırakarak, asıl gündemleri olan Kudüs davasına odaklanmaları gerekmektedir. Müslümanlar olarak, dağınıklık ve tefrikanın İslam’ın azgın ve işgalci düşmanlarına güç verdiği şuuruna varmamız gerekiyor. Kudüs’ün esaretini, tüm İslam beldelerinin esareti ve işgali olarak görmekteyiz. Kudüs’ün esareti bitmedikçe İslam ümmetinin özgürlüğünden bahsedilemeyeceğine inanıyoruz.

Âlimler, ulema birlikleri, İslami hareketler, kanaat önderleri ve toplum liderleri bütün ayrılıkları bir kenara bırakarak Kudüs’ün kurtuluşu için stratejik bir plan oluşturmak üzere bir araya gelip bu meseleyi çözüme kavuşturmaları şer’î bir zorunluluktur.

İTTİHADUL ULEMA olarak tekrar ve tekrar ifade ediyoruz ki; beytullah veya harameyn ne ise, bizim için Kudüs’te odur. Kudüs, bizim için bir toprak parçası değildir. Bizim açımızdan Kudüs, itikadî bir meseledir.

Tüm Müslümanları Kudüs davasına sahip çıkmaya, Kudüs’ün özgürlüğü için yapılan direniş ve gayretlere destek vermeye davet ediyoruz. Ayrıca İslam ülkeleri liderlerini sorumluluklarını yerine getirmeye davet ediyor somut adımlar atmaya ve işgalci siyonist terör şebekesine gerekli tüm uygulamaları derhal faaliyete geçirmeleri çağrısı yapıyoruz.

Check Also

Ramazan orucunun niyeti nasıl olmalıdır, sahur niyetin yerine geçer mi?

Fetva Kurulu “Ramazan orucunun niyeti nasıl olmalıdır, sahur niyetin yerine geçer mi?” sorusuna yanıt verdi. …